Gezgin Sorular

Gezgin Sorular’ın Şubat 2018 Konuğu: Yiğit Kurt

Merhabalar, gezgin sorulara hoş geldiniz, sizleri biraz tanıyabilir miyiz?

Merhaba, Ben Yiğit 28 yaşımdayım Antalya doğumluyum. Liseyi Antalya’da okuduktan sonra 2008 yılında İstanbul Yeditepe Üniversitesi Turizm Otel ve İşletmecilik bölümünü kazandım. Üniversiteden sonra İstanbul’da üst düzey bir otelde çalıştım. Daha sonra yine üst düzey bir seyahat acentesında çalıştıktan sonra kısa bir süre bireysel olarak Avrupa’da Suudi Arabistan kraliyet aileleri ile çalıştım. Onların rehberlik, otel rezervasyon takibi ve her türlü hizmetlerine karşılık verdim.

Neden otostop çekerek gezmek? Macera için mi? Daha uygun olduğu için mi? Neden?

Bu soruya cevap olarak hayata farklı pencerelerden bakmayı seven bir insan olduğum cevabını verebilirim. Biraz işimden, biraz ruhumdan olsa gerek üst düzey oteller ya da lüks segment yaşam hayat felsefeme fazla uymuyor. İş gereği bazen Cannes’de Carlton Palace ya da Floransa’da 16. yüzyıldan kalma ünlü St. Regis otelinde konaklar ya da yemek yerken 1 hafta sonra kendimi Amsterdam’da tren garında uyurken bulabiliyorum. Galiba en özet şekli bu anlattıklarım. Otostop için bazen daha uygun olduğu için ama çokça macera amaçlı yaptığımı söyleyebilirim. Otostop bana göre bir öğretmen ve hikaye yaratıcısıdır.

Dünyayı otostop çekerek dolaşmak tehlikeli midir sizce?

Bu soru dünyanın neresinde ve hangi kıtasında olduğunuza göre değişkendir. Örneğin; Afrika’da ya da orta Amerika’da bazı ülkelerde tehlikeli olabilirken, Asya’nın çoğu ülkesi, Avrupa ülkeleri ve uzak doğu ülkelerinde gayet keyifli olabiliyor.

Gezileriniz dünya görüşünüz açısından sizi nasıl etkiliyor?

En başta gelen etkisi egomu törpülüyor. 18 yaşındayken dünyanın sürekli kendim etrafında dönmesini isterdim. Üstü açık güzel bir araba en büyük hayalimdi. Sürekli dolaşıp gece klüplerine gitmek başlıca isteklerim arasındaydı ve kesinlikle büyüyünce çok zengin olmalıyım diye düşünürdüm. Diğer büyük etkisi ise merak ve merağın sonunda doğan araştırma. Ben astrofizikten tutun Nazım hikmetin hayatına ilk internetin nasıl çıktığından 1950’de ki uçak fabrikaların neden kapatıldığına. Ekonominin ne olduğuna veya kurtuluş savaşında Afyon Kocatepe’den İzmir limanına 100 yıldır savunma savaşı yapan bir devletin 15 günde 370 km boyunca sürekli savaşıp nasıl yol aldığına ya da marşal yardımlarının en önemli maddelerinden bir tanesi olan köy enstitülerinin neden kapatıldığına. Bu saydıklarım hepsi ve bunlardan çok daha fazlası seyahat sonucu diğer ülkelerde gördüğüm tanıdığım tattığım şeyleri kıyaslamaya tartmaya başladıktan sonra kafamda yanan ışıklar doğrultusunda içten beni araştırmaya iten şeylerdir. Galiba tam olarak cevap meraktan doğma araştırmacı bir etki diyebilirim.

Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz bir kelime “Interrail” Interrail yapmak gerçek bir gezgin olmak için bir kriter gibi görünüyor. Interrail yapmak ne demek?

Aslında interrail’i size Hollanda’nın Utreht şehrinde evinde kaldığım ve 1990 yılında Interrail yapan Alouisia ( http://evrenseladam.com/1990-yilinda-interrail-yapmis-hollandali-kadin/) anlatsa daha keyifli olur ama 3 kere deneyimlemiş bir insan olarak bir şeyler karalayım.

Interrail özgürlük ve ray kelimesinin tek bir bedende şekil bulmuş halidir. Bir tren gelir bir diğeri gider. Bazen meraklı gözlerle, bazen umursamaz tavırlar ile atlarsın camdan manzarayı seyrederek gidersin. Öğrenirsin, insan tanırsın. Bazen küçük sarı bir bebeğe bazen yaşlı bir amcaya uzun uzun bakarsın. Sırt çantalı gezenler görürsün. Hiç konuşmadan anlaşmak ya da tanışmak neymiş onu öğrenirsin.

Interrail ile gerçek bir gezgin olmak terimlerinin bir birine eş değer tutulması kesinlikle yanlıştır. Öncelikle her kesimin durumu eşit değildir ve herkes yurt dışına ne yazıkki seyahat edemiyor. Hafta sonu durup dururken ister 50 ister 150 km uzaklıkta ki bir yere hadi macera olsun değişiklik yaşayalım deyip çıkan bir kişi yolda olmayı seviyorsa o zaten bir gezgindir. Ben gezginim ve ya değilim. Yurt dışına çıkmış olmam ya da Interrail yapmış olmam gerekiyor düşünceleri bana göre kesinlikle yanlıştır. Hissedebildiğin ve hayal edebilidiğin kadar gezginsindir.

Evrensel Adam konaklamalarını genelde nasıl yapar?

Evrensel Adam’ın gezilerinde en az kafasına taktığı problem konaklamadır. Kesinlikle fark etmeksizin ve ayırt etmeksizin. Otel, Misafir evi, Hostel, Tapınak, Otobüs Terminali, Tren Garı, Şehir içi gece otobüsleri, Bir ağacın altı, bir yurdun giriş kapısı, merdiven boşlukları, sokakta ki evsizler, deniz üzerinde bir balıkçı teknesi, bir kamyonun arkası, sokaklar fark etmeksizin her yerde konaklama yeteneğine sahiptir. En geneli yine öğretme, deneyimleme ve tecrübe konusunda çok şey katan bir internet sitesi "couchsurfing" ve facebook üzerinde bir grup olan "couchrail" genelde konaklamasını yapma şeklidir.

Otostop çekerek gezen birinin mutlaka unutamadığı sayısız anıları olmuştur. Bu anılardan biraz bahseder misiniz?

Maldivlerin yerel bir adasında aylak aylak yürürken beni elektirkli motosikleti ile alıp tüm gün bütün adayı gezdirip üzerine meyve suyu ikram eden orta yaşlı başı kapalı teyze...

Almanya’nın Stutgart şehrinden Munih şehrine gitmeye çalışırken otoban çıkışı alıp petrol ofisine kadar götüren kadın Alman polisi...

Hindistan’da ki yüzlerce otostoplarımdan bir tanesinde beni motosiklet ile alıp önce köyüne götürüp, bütün köy ile tanıştırıp daha sonra yemek yediririp tek tek evleri gezdirip en sonda biraz uyumam için kalacak bir oda verip daha sonra da Rishikesh’e gitmek üzere oraya giden bir ambulansı durdurup içine beni bindirip yolcu eden motosikletli çocuklar...

Babam ile Tayland’ın Phuket adasından başkent Bankok’a gitmek üzere otostop çekerken bizi alıp yemek ısmarlayıp 400 km götürüp üzerine son 60 km için minibüse bindiren ve hiç para ödettirmeyen Kadın tır şöförü...

Aslında herkese sorduğumuz bir soru ama, ayrıca sorulmadan da geçilmeyecek bir soru. Hayalinizde kurduğunuz bir gezi rotası var mı?

Evet var. Bu daha önce kimsenin yapmadığı bir rota belki ilerleyen zamanlarda birileri çıkar ama bilmiyorum. Bunun hakkında şu an proje yazıyorum ama bilgi veremem.

Otostop çekerek yola çıkmak isteyen gezgin adaylarına önerileriniz nelerdir? Sırt çantalarında olmazsa olmazlar nelerdir?

  • Öncelikle orta-üst düzey kaliteli bir çantaları olsun.
  • Herhangi bir araca binerken önce kendiniz sonra çantanızı alın.
  • Yanınızda bayan (kadın) var ise önce siz binin sonra o binsin
  • Kendim hiç almadım ama biber gazı bulundurabilirsiniz
  • Şüphe çeken bir hareket ile karşılaştığınızada utanmayın çekinmeyin direk inmek istediğinizi söyleyin. Ayıp olmaz
  • Araba durur durmaz elinizi uzatıp düzgün bir ses tonu ile hemen kendinizi tanıtın birkaç ek cümle ile karşı tarafı bilgilendirin
  • Göz teması, gülümsemek en önemli etkenlerden bir tanesi bunu unutmayın
  • Kesinlike virajda araç beklemeyin
  • İlk yapıyorsanız deneyimli bir arkadaş ile yapın yoksa kısa mesafelerde başlayın
  • Sırt çantanızda kesinlikle sırt çantası ve sizin için yağmurluk olsun.
  • Board karton kalemi en çok unutulanların listesinde başta geliyor
  • Kartona daha eğlenceli farklı şeyler yazmayı deneyin
  • Çanta’da buf bulundurun
  • Güneş gözlüğü önemli bir etken
  • Su matarası
  • Gezi montu (kaz tüğü katlanıp küçülüyor)
  • vb.

Yakında bir gezi var mı?

Kuzey ışıkları için kuzey Avrupa ya da İran tarafları var ama belli değil. Zaten en büyük problemim belli olmaması. Taksim’den Kadıköy'e gider gibi İstanbul’dan Hindistan’a gitmiş adamım ben 🙂

Son olarak bu röportajı okuyan takipcilerimize neler söylemek isterdiniz?

Öncelikle herkese merhaba ve sağlıklı günler diliyorum. Bence hayatta en önemli şey sağlık gerisi gerçekten boş. Konu başlığı gezmek ve seyahat etmek olduğu için bunlarla ilgili birkaç bir şey yazmam daha doğru olur. Seyahat etmenin en güzel yanı size kattığı ruhsal deneyim ve tecrübedir. Yukarıda yazdığım gibi yurt içi veya yurt dışı güzel otel, pansiyon, kamp nerede konakladığınız fark etmez önemli olan bu ruhu hissedebilmektir. Ruhu hisseden ve hayali olan herkes bahaneleri bir kenara atıp bir şeyler yapabilir. Oradan öyle yazması kolay para diyenleri duyar gibiyim. Geçen gün sosyal medyadan bana danışan bir kardeşimiz cebinde ki 1.000 TL ile kalkmış Malezya’ya gitmiş ve doğru düzgün İngilizce bile bilmiyor. Belki çok fazla direnemeyecek ve oldukça rezil olmuştur ama 5 yıl sonra nerelerde olacağını şimdiden görebiliyorum. Seyahatin diğer katkılarından bir tanesi de sorun çözebilme becerisidir. Gezerken hiç ummadığınız farklı insanlar ile karşılaşırken ummadığınız problemler ile yüzleşirsiniz ve her birinin emin olun kişisel deneyimize farklı etkileri olacaktır.

Son olarak unutmadan bu yukarıda gördüğünüz yazıları yazan çocuk Üniversite yıllarının başında Amerika futbolu oynuyordu. Bir gün deplasmana giderken takım arkadaşları pasaport ve vize ayrımını bilmediği için onunla dalga geçmişlerdi.

Yolunuz açık olsun
Saygılarımla,

Evrensel Adam

gezgin sorular / şubat 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir