Gezgin Sorular

Gezgin Sorular’ın Eylül 2014 Konuğu: Çok Okuyan Çok Gezen Sevil Mert

Çok Okuyan Çok Gezen, Sevil Mert

gezgin sorular’da…

sevilmert_1

Sevil hn. “gezgin sorular”a hoşgeldiniz. Sizi daha yakından tanımak için biraz kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba, nazik davetiniz için ben teşekkür ederim.

1980 yılında Türkiye’nin haritadaki yeri en az bilinen şehri Burdur’da dünyaya geldim. Burdur Anadolu Lisesi, İstanbul Üniversitesi İşletme Lisansı ve Bahçeşehir Üniversitesi Pazarlama İletişimi Yüksek Lisansı’nı tamamladım. Üniversite sırasında çalışmaya başladığım bankacılık sektöründeki 6 yıllık Alternatif Dağıtım Kanalları deneyimimden sonra 5 internet şirketinin kuruluşunda yer aldığım inkubatör bir şirketin (Embrio) yönetiminde yer aldım. 2010 yılı Mayıs ayından beri de Sigortam.net adlı Türkiye’deki ilk online sigorta brokerında Pazarlama, CRM ve İş Geliştirmeden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışıyorum. Pazarlama konusunda eğitmenlik de yapıyorum.

Bulduğum her fırsatta geziyorum, yazıyorum… Cokokuyancokgezen.com ve hobidelisi.com adında iki farklı blogum var, ayrıca gezi yazılarım dergilerde de yayınlanıyor.

Özetle, az zamana çok şey sığdırmaya ve hayattan keyif almaya, dünyaya faydalı birşeyler vermeye çalışıyorum 🙂

Gezeceğiniz ülkeleri ve şehirleri seçerken hangi özelliklerine göre karar veriyorsunuz?

Çok farklı değişkenlerim var karar verirken. Eğer kısa süreli bir seyahatse zamandan kazanmak için yakın yerler olmasını tercih ediyorum, bu yüzden Türkiye içinde ve komşularımızda gitmediğim yer kalmadı diyebilirim.

Daha uzun süreli bir seyahatse hayallerimin peşinden gidiyorum, bazen bir kitapta okuduğum bir tapınak, bazen bir sunumda gördüğüm bir çöl, bazen çocukluk hayallerimi süsleyen bir dağ zirvesi… Hayalimin peşine düşüyorum, o hayalin peşinde yakın yerleri de seyahat planıma ekliyorum, hepsi bu 🙂

Yolculuklarınız sırasında olmazsa olmazlarınız nelerdir?

Aslında kurallarım yok. Ama elbette anılarımı ölümsüzleştirmek için basit de olsa bir fotoğraf makinası olmadan asla yola çıkmam. Seyahatlerimi en ekonomik şekilde yapmaya ve az yük taşımaya özen gösteriyorum.

sevilmert_2

Türkiye’nin hemen hemen tüm şehirlerinde gitmiş görünüyorsunuz. Bu şehirler arasında aklınızın kenarında kalan ve mutlaka bir gün tekrar görmek istediğiniz bir yer veya mekân varmı?

Bu güne kadar 38 ülke görmüşüm ve bunca ülkeyi görmüş olmama rağmen, Türkiye bana göre tam bir cennet. Çok hızlı yok ediyor, mahfediyoruz ama kıymetini biraz bilsek turizm gelirleri nedeniyle ne HESlere gerek kalacak ne de çirkin yapılaşmaya. Türkiye’nin her köşesinde aşık olduğum bir yer var, seyahatlerim sırasında tanıştığım yabancılara anlatınca, “ülkesine bu kadar aşık kimseyle daha önce karşılaşmamıştık” tepkisini alıyorum.

Ege kıyılarına bayılırım mesela, soğuk ve taşlı denizler en sevdiklerimdir.

Kapadokya’ya gitmekten hiç sıkılmam.

Hatay’ı bana Türkiye’de nereye gideyim diye soran herkese tavsiye ediyorum, hem muhteşem mutfağı hem de harika insanları var.

Karadeniz benim için vazgeçilmez, keşke her yıl seyahat planıma bir köşesini koyabilsem derim. O yeşillik beni büyülüyor.

Güneydoğu’daki mezopotamya kültürü, müthiş mutfak…

Daha da sayabilirim 🙂

Gezilerinizde anılarla dolu keyifine doyamadığınız bir seyahatiniz oldu mu?

Sanırım bu güne kadar en fazla keyif aldığım rotalar; Güney Afrika Cumhuriyeti, Kamboçya, Fas ve Bolivya oldu. Seyahat ederken tarih ve kültürün yanısıra doğa beni çok etkiliyor. Çöller, okyanuslar, derin vadiler gibi… Ve tabii buralarda yapılan aktiviteler de öyle.

sevilmert_3

Gittiğiniz ülkeler arasında hayal kırıklığı yaşadığınız ve olumsuz bir durumla karşı karşıya kaldığınız bir yer oldu mu?

Hayal kırıklığı diye anlatabileceğim bir yer olmadı, olacağını sanmıyorum. Her yolculuk benim için farklı bir deneyim. İçinde olumsuz deneyimler de olsa da tümüne baktığımda hepsini iyi ki yapmışım diyorum.

Olumsuzluklar genellikle insanlardan kaynaklıyor, o da heryerde rastlanabilir bir durum, ülke için özelleştirmek bana yanlış geliyor. Bazı gezi yazılarında “insanlar çok suratsız”, “insanlar çok sahtekar” gibi yorumlar okuduğumda gülüp geçiyorum.

Blogunuzda gezi tüyoları bölümü çok iyi olmuş tebrikler. Her gezginin veya gezmek isteyenin arayıpta bulumadığı bir yazı dizisi. Gezeceğiniz bölgenin gezi planını oluştururken nelere dikkat edersiniz?

Gezi tüyoları gerçekten de en fazla okunan bölüm. Ben de bir yere gitmeden önce “gezilecek yerler” listesinden daha çok ilaç gibi gelecek tüyoları arıyorum. Bence Lonely Planet’in başarısnın sebeplerinden biri de bu.

Seyahatimi planlarken –eğer yeteri kadar vaktim varsa- mutlaka gideceğim yerle ilgili detaylı bilgi edinmeye çalışırım. Mesela; İran’a gidiyorsanız sadece başınızı kapatmanız yetmiyor bir kadın olarak üzerinize uzun bir kıyafet giymeniz gerekiyor ve ben son dakika hazırlanınca buna dikkat etmediğim için epey zorlandım. Ne yenir, ne içilir, insanları nasıldır… Bir de ben çok uzun rotaları kısa sürelere sığdırmaya çalışıyorum. Hatta bazıları beni “gezgin” olmamakla itham ediyor bu nedenle, halbuki bana göre gezmeyi seven herkes gezgindir, bunun keskin bir kalıbı olmasına gerek yok. Neyse konuyu dağıtmayayım. Kısa sürede çok şey yapmak için çok planlı hareket etmek gerek, çoğunlukla kalacağım yerleri ya da en azından şehirleri önceden planlarım, rotamın kaba hatları net olarak belldir, yolda sadece detaylar kalır bana… En son Güney Amerika seyahatimde 23 günde 20 şehir gezdim. İyi bir planlama olmadan bunu yapmak çok mümkün değil, hele ki öyle bir coğrafyada.

sevilmert_4

Birçok ülke gezmişsiniz hangi ülkenin insanını kendinize daha yakın hissettiniz?

Sanırım İspanyollar bana hatta bize en yakınlar. Zaten dünyanın neresine gitsem beni İspanyol sanıyorlar, belki onun da etkisi…

Heyecanlı halleri, gürültülü ve bol mimikli konuşmaları, yeme-içme eğlenmekten keyif almayı bilmeleri nedeniyle kendime en yakın bulduğum ülke orası oldu.

Gezdiğiniz ülkeler arasında en ucuz ve size uygun gelen ülke hangisiydi?

Dünyada uygulanan Mc Donalds indeksi gibi, benim de bir Mojito indeksim var. Mojitoyu 1 usd’ye içebildiğim ülkeler benim için ucuz ülkeler 🙂 Kamboçya, Ukrayna ve Bolivya bu listeye giriyor. Kamboçya ve Bolivya’da fakirliği de gerçekten sonuna kadar görüyorsunuz, Ukrayna’nın güzel yanı hem ülke ucuz hem de refah seviyesi diğer ikisinden yüksek.

Birçok ülke ve bölgeyi gezmişsiniz hayalinde kurduğunuz bir gezi planı mutlaka vardır! Bunu gerçekleştirdiniz mi? Yoksa hayalinde kurdurğunuz gezi planı varmı? Ayrıca Dünya’da en çok gezmek istediğiniz 3 yeri sorsak nereleri söylerdiniz?

Bu soru bana ne zaman sorulsa çok uzun bir liste çıkarıyorum, içinden 3 tane ayıklamak biraz zor olacak  “Her yolculuk bir hayalle başlar” diyorum ben. Bu yüzden de çok ama çok hayalim var. Her yıl hayallerimin birkaçına çentik atabiliyorum sadece.

Moğolistan birkaç yıldır dilimden düşürmediğim yerlerden, belki 2015’te olur kim bilir? Fazla keşfedilmeden görmek istediğim birkaç yer, Sri Lanka ve Laos. Bhutan’ı çok merak ediyorum. Amerika kıtası henüz benim için çok yeni, Meksika ve Arjantin o kıtadan bana el sallıyor.

Bunlar dışında asıl uzun vadeli bir hayalim var, ilk kez yazılı olarak paylaşmış olayım. Belki de emeklilik hayali, ne zaman gerçek olur bilmiyorum. Sırayla; Unesco listesine girmiş heryeri görmek, bütün büyük festivallere gitmek, dünyanın en büyük şelaleleri, en büyük çölleri ve en yüksek dağlarını görmek… Her biri ayrı bir hayal… Dedim ya benim liste çok uzun 🙂

sevilmert_5

Bu yakınlarda bir gezi planınız varmı?

Elbette var 🙂

Ekim ayında Kenya ve Tanzanya’ya bir seyahatim olacak, Kasım’da da İsrail. 2014 planlarımda olan ama iş yoğunluğu nedeniyle iptal etmek zorunda kaldığım bir de Azerbaycan planım var ama o bu seneye girmez artık diye düşünüyorum. 2015 planları çok yakında 🙂 Her yılın başında o yıl için planlarımı yazıyorum.

Fikir vermesi için; Seyahat Hayallerim

Sevil hn. bu röportajı okuyan takipcilerimize son olarak neler söylemek isterdiniz?

Gezmek istiyorum ama zamanım ve param yok” diyenler için birkaç önerim olacak. Gezmek istedikten sonra zaman da para da bir şekilde çözülüyor. Beni tanıyanlar ne kadar yoğun bir iş temposunda çalıştığımı biliyorlar. Ama blogu takip edenler benim işsiz sadece gezen biri olduğumu sanıyor. Çünkü iyi bir planlama ile ben en ufak bir fırsatı bile seyahatlerim için değerlendiriyorum. Hiçbirşey yapamazsam haftasonu günübirlik İstanbul’a yakın yerleri ya da İstanbul’un içinde görmediğim yerleri keşfetmeye zaman ayırıyorum. Gezi planlarımı uzun vadeli yaptığım için uçak biletlerini çok ucuza alabiliyorum. Mesela Şubat 2015 Kayseri biletimi Nisan 2014’te gidiş-dönüş 29TL’den aldım. Bu güne kadar da Azerbaycan hariç hiçbir uçak biletimi yakmadım.

Yılda sadece 14 iş günü izin kullanarak dünyada 38 ülke gezmişim, her yıl 5-6 yeni ülke ekliyorum. Bütçe meselelerine gelince, ne zaman birşey almaya elim uzansa, bununla bir uçak bileti alabilir miyim diye düşünüyorum. Lüks yerlerde yemek yemiyor, modayı takip etmiyorum. Benim yatırımımım tamamen seyahatlerime…

gezgin sorular / eylül 2014

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir