Gezgin Sorular

Gezgin Sorular’ın Ağustos 2014 Konuğu: Gezmeyi, hayatı dolu dolu yaşamayı ve hayallerinin peşinden koşmayı seven “Gizem Akkan”

Gezmeyi, hayatı dolu dolu yaşamayı ve hayallerinin peşinden koşmayı seven “Gizem Akkan” gezgin sorular’da

gizem_1

Gizem hn. öncelikle “gezgin sorular”a hoşgeldiniz Sizi daha yakından tanımak için biraz kendinizden bahseder misiniz?

Gezmeyi, hayatı dolu dolu yaşamayı, kafama koyduğum planları gerçekleştirmeyi, düzenli spor yapmayı ve hayallerinin peşinden koşmayı seven biriyim. Yaklaşık yedi yıldır İsveç’in Göteborg şehrinde yaşıyorum. Artık evim haline gelen bu ülkeye ilk başta yüksek lisans için gelmiştim, daha sonra İsveç’in güzelliğinden kopamadım ve çalışma hayatımı burada devam ettirmeye karar verdim. Şu anda uluslararsı bir şirketin yönetim bölümünde çalışıyorum, yarı zamanlı olarak da blog yazıyorum. Ailem İstanbul’da yaşadığı için Türkiye’ye sık sık gidip geliyorum. Onun dışında her sene daha önce görmediğim en az üç ülkeye gitme hedefim var. Göteborg’da her pazar uzun doğa yürüyüşlerine çıkıyorum, haftada en az dört gün spor yapıyorum. İsveçliler gezmeyi, sağlıklı yaşamayı, doğayı sevdiği için, sanırım her geçen gün ben de onlara benziyorum.

Blogunuzdan gördüğümüz kadarıyla kasım 2010’dan bu yana blogunuzda gezi, moda, o güne ait güncel olaylar ve kendinizden bahsettiğiniz yazılarınız mevcut. Böyle bir blog açma fikri nasıl oluştu?

Günlerimi değişik aktivitelerle dolu dolu geçirmeyi, yazı yazmayı ve yaşadıklarımı paylaşmayı seven bir insanım. Blog yazma fikri, günlük tutmak gibi başladı. İleride bu zamanlarımı detaylı hatırlamak için, İsveç’te neler yaptığımı, gezdiğim yerleri, gördüğüm ilginç şeyleri tarihleriyle not etmek istedim. Sonra yazdıklarımı okuyanların sayısı artınca bu işi daha fazla sorumluluk duyarak yapmaya başladım.

Gizem hn. blogunda İsveç’te yaşadığınızdan bahsetmişsiniz. İsveç’e hiç gitmemiş ve gitme planı yapacak olan takipçilerinize nereleri tavsiye ederdiniz?

İsveç mutlaka görülmesi gereken bir ülke. Özellikle ormanları, gölleri, temiz havası ve dinginliğiyle doğa tutkunlarının kesinlikle atlamaması gereken bir yer. Soğuğu ve karanlığı özellikle tercih etmeyenler için, İsveç planlarını Mayıs – Eylül ayları arasında yapmalarını tavsiye ederim. İsveç’in başkenti ve en büyük şehri Stockholm büyüleyici güzellikte bir yer, burada en az bir kaç gün geçirmek gerekir. Göteborg’u da, hem Stockholm – Kopenhag – Oslo şehirlerinin ortasında, onlara trenle 3’er saatlik mesafede olduğu için, hem de Stockholm’e göre daha küçük, gezmesi çok keyifli bir yer olduğu için görmelerini tavsiye ederim. Kış severler için İsveç’in en kuzey şehirlerinden biri olan, buz oteli ve kar kızaklarıyla ünlü Kiruna çok ilginç bir seçenek olacaktır. Buraya uygun günlerde gelindiğinde görülen masalsı kuzey ışıkları için bile bu seyahate değer. İsveç hem yaz aylarında hem de kış aylarında değişik aktivitelerle zaman geçirilebilecek bir ülke.

Birgün rotanız tekrar Türkiye’ye düşerse gezi planınız nasıl olurdu?

Türkiye’de Karadeniz en az gezdiğim bölgelerden biri. Orman gezilerini, serin havayı ve doğayı çok sevdiğim için (belki de İsveç’e benzettiğim için) Karadeniz’deki görülmesi gereken yerlere öncelik verirdim. Bunun yanında kalbimin birazı her zaman için güney sahillerindedir. O nedenle güney kıyılarında deniz ve güneşle başbaşa kalabileceğim sakin bir koy bulup orada günler geçirebilirdim. İsveç’te Türk yemeklerini çok özlediğim için, bir lezzet turu yapmak da çok güzel bir fikir olurdu. Bunun için doğduğum şehir olan, neredeyse 10 senedir gitmeye fırsat bulamadığım Gaziantep’i ziyaret etmek isterdim.

gizem_2

Sosyal ve kültürel içeriği çok iyi olan bir bloga sahipsiniz. Bu blogu toparlayıp kitlelere sunmak size neler kattı?

Öncelikle bilinç ve sorumluluk kattı diyebilirim. Gezip gördüğüm yerleri, öğrendiklerimi başkalarına aktaracağımı bilmem, yaptığım şeyleri daha bilinçli yapmamı sağlıyor. Gittiğim her yeni şehrin tarihini daha iyi öğreniyorum, gözlemlerimi daha dikkatli yapıyorum. Bu da yazılarımın içeriğini zenginleştirmenin yanında beni daha meraklı yapıyor. Eskiden bir süre sonra isimler, resimler hafızamdan kaybolurken, şimdi yazdığım yazılarla tüm anılarım daha canlı, gezilerim daha planlı hale geldi.

Gezeceğiniz ülkeleri ve şehirleri seçerken hangi özelliklerine göre karar veriyorsunuz?

Görmek istediğim ülkeleri seçerken en çok o ülkeler hakkında okuduğum yazılar, gördüğüm fotoğraflar, daha önce gidenlerden veya orada yaşayanlardan edindiğim bilgiler kararımı etkiliyor. Kimi zaman dünya haritasını açıp, tüm etkenlerden bağımsız olarak kendime ‘en çok görmek istediğim ülkeler’ listesi yapıyorum. Aralarında hemen gerçekleştirmem mümkün olmayan planlar olsa da bu liste beni motive ediyor. Bu listedeki ülkelere yapacağım gezileri uygun mevsime, uygun uçuş tarihleri ve ücretlerine göre planlıyorum. Örneğim geçen yılkı Japonya ve bu seneki Tayland gezimi aylar öncesinden bu şekilde planlamıştım.

Her gezginin hayalinde kurduğu bir gezi planı mutlaka vardır. Peki Gizem Akkan’ın hayalinde kurdurğu gezi planı nasıldır?

Hayalimdeki gezi planında hareketli bir şehir hayatı ve hemen yakınında bir deniz olurdu sanırım. Ilık bir iklim hem bunalmadan şehrin tadını, hem de üşümeden denizin tadını çıkarmama yardımcı olurdu. Geziyi biraz renklendirmek için bir spor teması da eklerdim, örneğin her güne birer saat yoga dersi, veya dalış, sörf gibi denizde yapacağım sporları katacağım bir plan mükemmel olurdu. Böylelikle şehirde tadını çıkaracağım kafe, restoran, konser, tiyatro gibi aktiviteleri sabahın erken saatlerinde vücudumu da iyi hissedecek şekilde dengelemiş olurdum.

Ufukta bir gezi görünüyor mu?

Ağustos ayının ilk haftası Dublin’e gidiyorum. İrlanda’nın güneyini daha önce gezmiştim ama Dublin’e çok zaman ayıramamıştım, bu sefer onu telafi edeceğim. Sonbaharda yine epeydir görmeyi çok istediğim Güney Kore’ye gitmeyi planlıyorum. Bu iki gezinin arasında, yaz sonunda bir de Türkiye planım var. Eylül ayındaki deniz tatillerini çok sevdiğim için bu sene çocukluğumun yazlarını geçirdiğim İskenderun’a ve her sene olduğu gibi Çıralı’ya gideceğim.

gizem_3

Dünya’da en çok gezmek istediğiniz 3 yeri sorsak nereleri söylerdiniz?

En çok gezmek istediğim yerlerin başında Peru geliyor, çünkü o bölgede yaşamış eski medeniyetler ve Inca’ların 1450 yılında inşa ettikleri Machu Picchu antik şehri çok ilgimi çekiyor. İkinci olarak Fas’ı görmek istiyorum. Orayla ilgili çok şey duydum, okudum, nedense orada kendimi çok huzurlu hissedeceğimi düşünüyorum. Son olarak en çok gezmek istediğim yerler arasında Svalbard geliyor. Burası Norveç’e bağlı, Norveç’in en kuzeyinden 2000 metre daha kuzeyde, yani kuzey kutup noktasına daha yakın bir ada. Adada yalnızce 2.500 kişi yaşıyor, ve hakkında okuduğum kadarıyla kesinlikle görmeye değer güzellikte, başka hiçbir yere benzemeyen bir ada.

En çok denildiğinde seçim yapmak çok zordur ama mutlaka bir yer ya da bir bölge aklınızın ucunda mutlaka kalmıştır. Gezileriniz sırasında keyifine doyamadığınız bir seyahatiniz oldu mu?

Keyfine doyamadığım ve aklımın bir parçasını bıraktığım yer Japonya oldu. Tokyo’ya ayırdığım bir hafta bu büyük ve renkli şehir için yetmedi. İki haftalık gezimin ikinci haftasını da Kyoto, Nara, Osaka, Kamakura gibi farklı şehirlere ayırdım, fakat tüm bu şehirlerde yapacak çok şey ve daha görecek pek çok farklı şehir bıraktım ardımda. O yüzden ilk fırsatta Japonya’yı yeniden ziyaret edeceğim. Büyük şehirleri gezmek genelde yorucu olur, fakat Tokyo ile ilgili bunu söylemem mümkün değil. Şehirde yapacak çok şey var, her bölge birbirinden farklı, döndüğünüz her köşe karşınıza eğlenceli, farklı şeyler çıkarıyor. Hayatımda gördüğüm en güzel şehirlerden biri olan Tokyo’yu bir gün gezerek bitirebileceğimi düşünmüyorum bile.

Bloğunuzda seyahatlerinizi nasıl planladığınızı dair yazınız mevcut. Peki siz bizim rehberimiz olsanız ve bir tur planlasanız 4 ya da 5 gün için nasıl bir tur planı oluştururdunuz?

Gezilerde zamanı etkin kullanmak çok önemli, o yüzden kimseyi rahatına bırakmadan, disiplinli bir plan yapardım. 4-5 günlük bir gezi için deniz aşırı ülkelere gitmek verimli olmayacağından münkünse direk uçuşla gidilebilecek veya kısa aktarmayla ulaşılabilecek bir rota en ideali olur. Hedef şehir veya ülke bir kaç günde kolayca gezilip, yapılacak etkinlikler tüketilecek gibiyse, o yere ek olarak yakınlardaki başka bir bölgeyi daha eklemek eğlenceli olabilir. Böylece ham zaman iyi değerlendirilmiş, hem de daha çok yer görülmüş olurdu. Öte yandan sırf görmüş olmak için acele yapılan gezilere karşıyım, o yüzden sıkıştırmadan, ama zamanı da iyi kullanarak tek bir şehrin keyfi 4-5 günde de çıkarılabilir.

gizem_4

Gizem hn. son olarak bu röportajı okuyan takipcilerimize neler söylemek isterdiniz?

Herkesin her konuda kendisine ‘ne yapmak istiyorum?’ sorusunu sormasını, ve verdikleri cevapları gerçekleştirmek için çabalamalarını istiyorum. Bu sorunun içeriği uzun vadeli planlardan günlük kararlara kadar çeşitlendirilebilir. Örnek vermek gerekirse; ‘Bu yaz en çok ne yapmak istiyorum?’ sorusunun cevabı ‘sörf yapmayı öğrenmek’ ise o zaman bunu yapın. En çok istediğiniz şey bu olduğu halde bunu yapmıyorsanız eminim sebeplerinizin çoğunu bahaneler oluşturuyordur (veya gerçekten yapmayı en çok istediğiniz şey bu değildir). İmkanların o an el vermediği durumlarda bu hayalini kurduğunuz şeyleri uzun vadeli planlar listesine taşıyıp, bu yaz için kendinize başka hedefler belirleyebilirsiniz. Sadece ne istediğinizden emin, planlı ve kararlı olun.

Eğer değiştirebileceğimiz, etkileyebileceğimiz kararlar varsa bunu yapalım, eğer bir şeyleri değiştiremiyorsak da onları öyle kabullenip kendimize yeni amaçlar belirleyelim. Hayat boşa geçirmek ve bahanelerde kaybolmak için çok kısa

www.gizemakkan.com

 

gezgin sorular / ağustos 2014

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir