Çanakkale Şehitlikleri

Yahya Çavuş Şehitliği (Çanakkale)

 

İlk Şehitlerimizi ziyaretimizden sonra köy meydanına geri dönüyor ve Yahya Çavuş şehitliği yazan tabelanın gösterdiği istikamette yolumuza devam ediyoruz. Köyden çıkış yaptığımızda yol ikiye ayrılıyor, soldan devam ederek şehitliğe ulaşıyoruz.
Ertuğrul koyu, 18 Mart 1915 günü başarısızlığa uğrayan müttefiklerin çıkarma sahası olarak seçtikleri koyların başında gelir. Çıkarmanın neden Arıburnuna ve Seddülbahir’de beş koya yapıldığını bilmek gezimizi daha anlamlı hale getirecektir. Gelibolu’nun coğrafi özelliği olarak üç tarafının denizlerle çevrili olması, karaya çıkacak olan müttefik askerlerine donanma desteğinin iç kısımlara kadar sağlanması imkanını veriyordu.

Diğer sebeplerden biri ise yarımadanın Anadolu’ya göre daha yüksek olmasıdır. Kilitbahir platosu ele geçirildiği takdir de bu yüksekte olma avantajı ile Anadolu da bulunan tabyalar da rahat bir şekilde susturulabilecekti. Bu yüzdendir ki çıkarma sahası olarak Gelibolu yarımadası seçilmiştir. Anadolu ya yapılan çıkarmalar ise oyalama, aldatma çıkarmaları niteliğindedir.
Nitekim de bu çıkarmalar amacına ulaşır. Anadolu (Ertuğrul koyundan baktığınızda tam karşıda Kumkale yani Fransız birliklerinin çıkarma yaptığı saha gözükmektedir) yakasına çıkan Fransız birlikleri koca bir Türk kolordusunu oyalamayı başarmıştır. Anadolu’da bir noktanın çıkarma sahası olarak seçilmemesinin nedeni ise yukarıda Gelibolu yarımadasının seçilme nedenlerinin tam tersidir, mesela Anadolu ya çıkarma yapan kara bir ordusu bir noktadan sonra tanımadığı yabancı bir toprakta donanma desteğinden yoksun kalacaktır.

Bahsettiğimiz sebeplerden ötürü müttefik kurmayları Arıburnuna ve Seddülbahir’de beş koya çıkarma yapmayı uygun görür. Yapılacak olan bu çıkarmalar için ana nokta olarak Ertuğrul ve tekke koyları seçilir.

25 Nisan sabahı içinde yaklaşık olarak 2000 askerle bir truva atı misali River Clyde ( Savaş kurallarına göre yük ve askeri amaçlı olmayan, insan taşıyan gemilere ateş edilemez. İngilizler bu kuralı kullanarak –ihlal ederek- savaş hilesi yapmayı amaçlamışlardır.) koyda karaya oturtturulur. Koyu savunmakla memur 26. Alay 10. Bölük askerlerine verilen emir nettir.

"…Düşman atış menziline girmeden ateş yasak.”

İrlandalı askerleri taşıya filikaların yaklaşmaya başlaması ile;

" Türk’ler bir el ateş ettiler. Bunun ardından kıyamet koptu ve açık filikalarda ki Dublinler biçilmeye başlandı. River Clyde’nin açık kapakları ardından inmeyi bekleyenler onların kapana kısılmış fareler gibi öldürüldüklerini izliyordu..."

"…Tek sığınak suyun kenarından üç metre kadar ileride ve yüksekliği bir buçuk ila üç metreye kadar değişen bir tümsekti (Bugün hala koyda varlığını koruyabilen tümsek). Tümsek kumsal boyunca uzanıyordu ve Türk ateşinden kurtulup kıyıya çıkan askerler için ölümle yaşam arasında ki farkı sağlayan tek yerdi Türk’lerin kıyı savunması hazırlıkları sırasında bu toprak parçasını neden yerle bir etmediklerine şaşarım, eğer bunu yapmış olsalardı hiçbirimiz kurtulamayacaktık."

Diye anlatır 25 Nisan sabahında ki çıkarmayı Yüzbaşı David French.
Başka bir subay ise ( Teğmen R.B. Gillet) şöyle anlatır çıkarma saatinde yaşananları;

"gözlerimizin önünde ki manzarayı anlatmak olanaksızdı. Filikalar şimdi hemen hemen birbirlerine yanaşmış olarak kıyıya kadar uzanıyordu ve içleri parçalanmış cesetlerle doluydu. Sonuncu filika ile kıyı arasında cesetlerden bir iskele vardı. Ölülere basmadan kıyıya çıkmak mümkün değildi ve koyun suları kandan kıpkırmızı kesilmişti.” İngiliz pilotu Albay Sampson’un vermiş olduğu raporda bu sözü doğrular niteliktedir. “Seddülbahir üzerinde uçuyordum. Aşağı baktığım zaman, durgun mavi denizin sahilden 50 m açığa kadar olan kısmının kandan kıpkırmızı kesilmiş olduğunu gördüm."

Düşman subayları çıkarma saatlerini böyle anlatırken 26. Alay 3. Tabur komutanı Binbaşı Mahmut Sabri ise gördüklerini şöyle anlatır yazmış olduğu raporda; “…Sahil deniz suyu senelerden beri rengini muhafaza etmişken avcı hendeklerinden tüfeğini uzatan Millet fedailerinin kurşunları ile düşman cesetlerinden boşanan kan bahsedilen suyun rengini geçici bir süre değiştirdi…”
Saldırıyı Quen Elizabeth zırhlısından izleyen Ian Hamilton görmüş olduğu manzara karşısında zırhlının namlularını koya çevirerek ateş emri verir. İçinde 10.000 misketin bulunduğu dev toplar sahili adeta cehenneme çevirir. Gün içerisinde Ertuğrul koyuna 4650 adet top mermisi atılmıştır. Yoğun topçu ve tüfek atışına rağmen Türk ateşi kesilmez. 10. Bölükte idareyi eline alan Yahya Çavuş’un cesaret ve kahramanlığı sayesinde düşman gün boyunca gemiye çakılı kalır. Sağ kalan askerleri ile birlikte düşmana 12 saat direnen Yahya çavuş Tekke koyundan çıkan düşman birliklerinin kendisini arkadan kuşatma tehlikesine karşılık Harapkale ye çekilmek zorunda kalır. Komutanı Binbaşı Mahmut Sabri Bey ise Yahya Çavuş’tan şöyle bahseder raporunda;

"…Yahya Çavuş kahraman olduğu kadar sebat ve metaneti maiyetinde icrayı nüfuzu sayesinde mangaları askerleri ile birlikte sayısız ve dehşetli bombardımana karşı akşama kadar sebat düşmanın yüzlerce askerini öldürdü."


Ertuğrul koyuna çıkan birliklerin amacı Gözcübaba ile Harapkale hattını ele geçirip, Tekke koyuna çıkan birliklerle birleşip ilerlemekti. Bahsedilen hattın ele geçirilmesi ile düz ovada donanma desteği sayesinde çok rahat ilerleyebilecekleri düşüncesini taşıyorlardı. Çıkarmanın başarısı Ertuğrul koyuna yapılan harekete bağlanmıştı fakat Türk askerinin kahramanlığı sayesinde çıkarma sırasında istenilen başarı sağlanamamış ve çıkarmanın kaderi değişmiştir.

Ertuğrul Koyu’nu savunan bu kahraman Alay hakkında İhtiyat Zabiti Münim Mustafa şunları söyleyecektir hatıralarında:

"Bu Alay son derece kahramanca bir müdafaa yapmış, düşmanın ilerlemesine mani olmuş, fakat kendiside bu şerefli vazifeyi yaparken erimiştir."

2005 yılında restore edilen Ertuğrul tabyaları gelecek ziyaretçilerini beklemektedir. Ayrıca bu çalışmalar sırasında şehitliğin yanına 25 Nisan 1915 gününde çıkarma gününde yaşananların figürize edildiği bir maket inşa edilmiştir.

Kaynak: Çanakkale Şehitlikleri ve Gelibolu Yarımadası Milli Parkları hakkındaki yazıları “Çanakkale Savaşları Araştırma ve Tanıtma Topluluğu”ndan izin alarak yayınlanmıştır.  

http://www.canakkalesavaslari.gen.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir