Bursa Bursa Diğer

Zeytinbağı (Trilye-Bursa)

Mudanya’nın 12 km. batısında, Marmara Denizi’nin güneyinde yer alan Zeytinbağı (Trilye) tarihi dokusunu günümüze kadar taşıyan bir kıyı kasabasıdır. M.Ö. 5. yüzyıldan beri yerleşimin olduğu bölge tarihi kaynaklarda “trigleia”, “bryllion” ve “trilya” gibi adlarla kayıtlıdır. Güney Marmara’nın değerli ürünlerine antik dünyadan talep artınca Kios (Gemlik), Kurşunlu, Apemeia (Mudanya), Siği (Kumyaka), Trilye (Zeytinbağı) gibi iskeleler kurulmuş, bölge canlılık kazanmıştır. Günümüzde, bölgede üretilen kaliteli zeytinlerden esinlenerek Zeytinbağı adı da bu güzel belde için kullanılmaktadır. Trilye adının kökeni tam olarak bilinmemekle beraber bu konuda çeşitli varsayımlar ileri sürülmüştür. Bu görüşlerden biri, Trilye adının eski Yunanca’da “barbunya balığı” anlamı taşıyan “trigla” sözcüğünden türediği varsayımıdır. Bu sava göre kasabanın ortasından geçerek denize dökülen derenin ağzında çok bol barbunya bulunması sebebiyle, “barbunya bulunan yer” anlamındaki “Trigleia” adı verilmiş, sözcük zamanla bozularak “Trilya”ya dönüşmüştür. Diğer bir görüş ise Trilye’nin, üç papaz tarafından kurulduğunu ileri sürer.

M.S. 376’da toplanan İznik konsülünde, yorum farklılıkları nedeniyle aforoz edilmiş olan Aya Yanni, Aya Yorgi ve Aya Sorti adlı üç din adamı kentten kaçarak bu kıyıya yerleşirler. Bu üç din adamının anısına bölgeye “üç papaz” anlamına gelen Trilye adı verildiği sanılmaktadır. Trilye uzun yıllar Rum -Ortodoks Hristiyanları için önemli bir dini inanç merkezi olmuştur.

Bizans ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıdığı için,1980’den bu yana birinci derece SİT alanı olan Trilye, sahip olduğu tarihi binalar ve evler nedeniyle adeta bir açık hava müzesi görünümündedir. Bursa ve yöresinde Osman Gazi’nin Türkmenleri 1303 yılından başlayarak yurt tutmuşlardır. Trilye’nin hemen arka planında Kaymak Oba, Mirza Oba ve Çepni köyleri bu sırada kurulmuş olmalıdır. Mudanya’nın 1321’de fethinin ardından, Trilye ve diğer iskeleler de kullanılmaya başlanmıştır. Bursa’nın özellikle batısında yer alan ve günümüzdeki Küçük Sanayi Bölgesi’nden Uluabat Gölü’ne kadar uzanan topraklar çok verimliydi. Buralarda bağcılık ve kozacılık yapılmakta, tahıl ürünleri yetiştirilmekteydi. Ayrıca Tahtalı, Demirci, Doğancı bölgeleri gemi yapımında kullanılan nitelikli ağaç ürünlerine sahipti. Daha 1330’larda Trilye İskelesi’nde bir Ceneviz yük gemisinin varlığı belirlenmiştir. Bizans İmparatoru’nun Fener Patriği’ne dayanarak dünyevi gücünü artırmaya çalıştığı dönemde Trilye ve çevresinde kiliseler ve manastırlar inşa edilmiş, Ortodoksluk ön plana çıkartılmıştır. Bunlardan Aya Todori Kilisesi fetihten sonra cami olarak kullanılmış ve Fatih Camii adını almıştır.Yunanlıların 1920–1922 arasında Bursa ve çevresini işgal altında bulundurduğu dönemde, bölgedeki Rum çeteleri anarşi yaratmış, bu arada Trilye, Kral Konstantin tarafından ziyaret edilmiştir (Eylül 1921). Trilye, 13 Eylül 1922 günü Türk ordusunun gelmesi ile işgalden kurtarılmıştır. Kurtuluş Savaşı sonrasında Yunan askerleri ile birliktebölgeyi terk eden Osmanlı Rumlarının yerine, Lozan’da varılan “Mübadele Anlaşması” çerçevesinde Selanik ve Girit’ten gelen Müslüman-Türk göçmenler yerleştirilmiştir. Ayrıca Usturumca, Dedeağaç, Serez, Tikveş ve Karacaova’lı göçmenler de bölgeye gelmiştir. Zeytinbağı halkının geçim kaynağı, balıkçılık, zeytincilik ve turizmdir.

Kaynak: Bursa Valiliği

    One Response

  1. Nefis bir perspektif ve çerçeve. Çok başarılı. Hikayesi de var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir