8 Günde 8 Şehir Yol Hikayeleri

8 Günde 8 Şehir / İlk Durak: Bilecik

Yeni bir yolculuk başlıyor. İstikamet Akdeniz, yaklaşık 8 günde tamamlayacağımız yol güzergahı üzerinde sırasıyla Bilecik, Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar, Burdur, Antalya, Muğla, Aydın illerine uğrandıktan sonra kültür gezimizi tamamlayıp İstanbul'a doğru hareket edeceğiz. İlk durağımız olan Bilecik şehrine doğru hareket etmek üzere sabah saat 07:00 de İstanbul'dan hareket ediyoruz. Bilecik il merkezine gelmeden önce yine Bilecik iline bağlı Osmaneli ilçesine varıyoruz.

Küçük bir yer olan Osmaneli'nin tarihi değerleri ön planda burada görmek istediğimiz yerlerin başında, Hagios Georgios (Aya Yorgi) Kilisesi, Rüstem Paşa Camii, Hamide Hatun (Kırgıllı) Camii bulunuyor. Hagios Georgios (Aya Yorgi) Kilisesi, İlk olarak ne zaman yapıldığı bilinmese de 1874 yılında çıkan bir yangından sonra Macarlı bir mühendis tarafından 1876 - 1878 yılları arasında inşa edilmiş. Tel örgülerle çevrilmiş olan kilisenin çatısı gezimiz sırasında çökmüş durumda idi. Görmek istediğimiz diğer bir yer ise Rüstem Paşa Camii. Kentin merkezinde bulunan cami, Rüstem Paşa tarafından yaptırılmaya başlandığı sırada vefat etmesinden dolayı 1542 yılında Rüstem Paşa'nın cariyesi tarafından tamamlanmış. Cami ayrıca 1779 yılında tamir ve onarım görmüş. Sessiz ve kendi halinde olan Osmaneli sokaklarında yürürken göreceğimiz son nokta ise Hamide Hatun (Kırgıllı) Camii, bu cami de bizim gezimiz sırasında restorasyon çalışmaları vardı. Ama cami hakkında ufak bir bilgi verelim. Bu yapı Hamide Hatun ve Şaban Ağa tarafından yaptırılmaya başlanmış. Ancak camiyi bitirmeden vefat ettikleri için 1550 yılında Hacı Mustafa Ağa tarafından tamamlanmış. Burada gördüğümüz iki camininde yaptıranların ömrü yetmeyip de sonradan bir başkası tarafından tamamlatılmaları ilginç bir tesadüf olmuş. Daha yolumuz uzun diyerek, Bilecik merkeze doğru hareket etmek üzere Osmaneli'nden ayrılıyoruz.

Yine Bilecik yolu üzerinde yer alan yine Bilecik iline bağlı Vezirhan ilçesinde duraklıyoruz. Çünkü burada görülmeye değer iki tane tarihi yapı var. Bunlar Köprülü Mehmet Paşa Camii ve Köprülü Mehmet Paşa Kervansarayı. Bu iki yapıyı da adlarından da anlaşılacağı üzerine, Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1665 yılında yapıldığı tahmin ediliyor. Bu bölgeyi dolaşırken ufak bir semt pazarını görüyoruz ve dalıyoruz. Daha sabah saatleri olduğundan pazar tam olarak kurulmamış ama mis gibi kokan beni alın diye bağıran salatalıklardan alarak yola devam ediyoruz. Ediyoruz ama 3 yaşında minik bir gezgin ile dolaştığımızı unuturken Can oğlum bir park görüyor. Tabi ki onun da gönlünü yapmak için parka gidiyoruz. Can parkta oynarken biz de fırsat bulmuşken biraz dinlenip bir yandan tazecik salatalıklarımızı yemeye başlıyoruz. Yarım saatin sonunda Can'ı parktan almak zor olduğundan biraz daha ileride de parklar vardır diyerek 🙂 Vezirhan'dan ayrılıyoruz.

Vezirhan'dan yaklaşık 16 km. lik yolla Bilecik merkeze ulaşıyoruz. Bilecik merkezde görmek istediğimiz yerler, Orhan Gazi Camii, Şeyh Edebali Türbesi, Bilecik Saat Kulesi ve Bilecik Müzesi. Orhan Gazi Camii, Yıldırım Beyazıd tarafından 1392 yılında dedesi olan Orhan Gazi adına yaptırılmış. 600 yıldan fazla olan cami çeşitli zamanlarda restorasyon görmüş olsa bile halen ayakta. Orhan Gazi Cami'sinin yanından merdivenler ile çıkılabilen Şeyh Edebali Türbesi'ne doğru çıkıyoruz. Can bu merdivenleri çok sevdi tabi uzun süre arabanın içinde yolculuk yaptığından dolayı çocuğunda haklı olarak sağa sola koşturması çok doğal. Şeyh Edebali Türbesi'nin ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmese de Orhan Gazi döneminde yapıldığı tahmin edilmekte. Bu türbenin hemen yanında Osman Gazi’nin eşi olan Bala Hatun'nun türbesi de bulunuyor. Türbeleri de ziyaret ettikten sonra Orhan Gazi Cami'sinin girişinde yer alan Tarihi Küçük Hamam'ın yanına kurulmuş çay bahçesinde biraz soluklanıp, çay ve limonatalarımızı içtikten sonra Saat Kulesi'ne doğru hareket ediyoruz. Burada Orhan Gazi Cami'sine gelirken güzergah üzerinde birçok tarihi hamam ve camiyi görüp fotoğraflıyoruz.

Bilecik Saat Kulesi, Orhan Gazi Cami'sinin üst kısmında Bilecik Belediye Başkanlığı binasının bahçesinde yer alıyor. Saat kulesi 1907 yılında Musa Kâzım Bey tarafından yaptırılmış. Kuleyi de fotoğrafladıktan sonra mutlaka bir il yada ilçeye gittiğimizde eğer bir müze var ise ziyaret etmeye çalışıyoruz ve şansımıza yol üzerinde Bilecik Müzesi tabelası karşımıza çıkıyor, İstiklal mahallesinde yer alıyor. 2007 yılında yapılan müzenin kurulduğu binanın tarihi ise 18. yüzyıla dayanmakta. Müzede Müze Kart geçerli. Bilecik merkezindeki diğer yerleri de ziyaret ettikten sonra Söğüt ilçesine doğru hareket ediyoruz.

Yaklaşık yarım saatlik bir yol ile Söğüt ilçesine varıyoruz. Söğüt ilçesi Türkler açısından ayrı bir önemi vardır. Çünkü, Osmanlı Beyliği'nin bu topraklarda filizlendiğini biliyoruz. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Bey'in babası olan Ertuğrul Gazi'nin türbesini ziyaret ediyoruz. Can'ın ilgisini haliyle türbenin yapısından çok türbesinin kapısında bekleyen kılıçlı ve minferlik nöbetçilerin olması dikkatini çekiyor. Dualarımızı ettikten sonra, bu bölgede yer alan önemli tarihi yerler var. Bunlar, Çelebi Sultan Mehmet Camii, Hamidiye Camii, Hamidiye İdadisi ve Hamidiye Dar’ül Eytam'ı görmek üzere merkeze doğru hareket ediyoruz. Bu yerlerden en dikkat çekicisi ise tabi ki 1905 yılında II. Abdülhamit tarafından yaptırılmış olan Hamidiye Camii. Bu yapının yanında ayrıca Hamidiye İdadisi ve Hamidiye Dar’ül Eytam'ı da bulunuyor. İdadis aslında bir medrese, sibyan okullarında hazırlık aşamasındaki öğrencilerin okuduğu yerlere eskiden İdadis denilirmişti. Dar’ül Eytam ise, Sultan Reşat zamanında yaptırılmış bir yetimler yurdudur. Artık saatler akşam 18:00 gösterdiğinden dolayı yaklaşık 100 km. uzaklıktaki Kütahya ilinde konaklamak üzere Söğüt ilçesindeki diğer önemli mekanları fotoğrafladıktan sonra Söğüt ilçesinden ayrılıyoruz...

Not: Bu bizim Bilecik'e ikinci gelişimiz oluyor. Bilecik'i ilk ziyaretimizde yine Türk tarihini yakından ilgilendiren Kurtuluş Savaşı'nın cephelerinden olan Metristepe Şehitliği, Metristepe Doruk Şehitliği ve Kamuran Gazinin Kabri'ni mutlaka ziyaret edin. Ayrıca biz Bilecik'in İnönü ilçesinde yer alan İnönü Şehitliği'nde ziyaret etmiştik. Zamanınız olur ise bu yerleri özellikle görmenizi öneriyoruz.

Ağustos 2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir