8 Günde 8 Şehir Yol Hikayeleri

8 Günde 8 Şehir / Dördüncü Durak: Ayfonkarahisar

Uşak'tan akşam saatlerinde Afyonkarahisar'a doğru hareket ettiğimizi söylemiştik. Önümüzde yaklaşık 1.5 saatlik bir yol var yol üzerinde Fatma Afyonkarahisar'da otel aramalarına başladı. Afyonkarahisar'a 5 km. kala inanılmaz bir trafik var. Sanki İstanbul'dayız...Bu da bizim şansımız ilk defa otel bulmak için bol zamanımız olacak derken Afyonkarahisar girişinde trafiğe yakalandık. 1.5 saatlik yol bize 3 saate çıktı. Sonunda kent merkezine ulaştık. Artık sağlı sollu otel aramaya başlayabiliriz. Afyonkarahisar kalesini gören bir cadde de ilerlerken ardı ardına sıralanmış. Otellere girmeye başladık. 2-3 otel sonra sıcak bir ortamı olan genelde de asker ailelerinin tercih ettiği bir otelde konaklamaya karar verdik. Otel baya ucuz ve temizdi. Otele oda başı 90 TL verdik + oda kahvaltı. Kütahya'da kaldığımız oteli düşünürsek baya iyi ve ucuzdu. Akşam yemeklerimizi yedikten sonra güzel bir uyku çekmek için yatıyoruz.

Sabah erken saatlerde kahvaltımızı yaptıktan sonra kendimizi Afyonkarahisar sokaklarına atıyoruz. Bu Afyonkarahisar'a ikinci gelişimiz aslında...  ilki gelmek gibi de sayılmaz daha önceki gezilerimizde Denizli'ye giderken sadece Afyonkarahisar Kalesi'ni merak ettiğimizden uğramıştık. Ama ne kaleydi. Merdivenleri saymayın çünkü kale merdivenlerinin 3/1 i bittiğinde nefes bile alamıyorsunuz. 226 metre yükseklikte olan kalenin geçmişi M. Ö. 1350 yıllarına dayanmakta. Basamak sayısını sayamadığımızı söylemiştik ama 550 basamak olduğunu tam tepesine ise 625 basamak olduğunu söyleyenler var. Kaleye ilk çıkarken hemen hemen ilk basamaklarda iki tane ufak çocuk önlerinde tartı ile duruyorlardı. Bana abi tartalım mı dediler yok teşekkürler dedim. Biraz ilerledikten sonra çocuklardan biri abi şimdi tartıl yukarı çıktığında 2 kg. veriyorsun dedi ve güldüm 🙂 bunu kalenin 3/1 ini bitirdiğimde anladım. Çocuklar doğru söylüyormuş. Her basamağı çıktığımızda kale hep aynı yerinde duruyor gibiydi. Neyse sonunda Ayfonkarahisar Kalesi'nin tepesine ulaştık. Manzara harika mis gibi bir hava var akşam saatleri olduğu için güneş hafif hafif batıyordu. Manzaranın keyfi yorgunluğumuzu o dönem hemen atmamıza neden olmuştu. (Haziran 2012) Bu geçmiş anıdan sonra ikinci Ayfonkarahisar gezimizde şehir merkezinde göreceğimiz mekanlar Afyonkarahisar Ulu Camii, İmaret Camii, Yukarı Pazar Camii, İmaret Hamamı, Zafer Müzesi, Şuhut'ta Büyük Taarruz Karargahı, Şuhut Ulu Camii ve Bolvadin'de Kırkgöz Köprüsünü gördükten sonra Burdur iline doğru hareket edeceğiz.

İlk durak Ayfonkarahisar Kalesi eteklerinde yer alan Ulu cami, 1272 - 1277 yılları arasında Afyon Sancak Beyi Nasuriddin Hasan tarafından yaptırılmış. 40 tane ahşap direk üzerine oturtulan cami halk arasında Kırk Direkli Cami olarak da biliniyor. Bu güzel camiyi fotoğrafladıktan sonra İmaret Camii, Yukarı Pazar Camii, İmaret Hamamı ve diğer tarihi eserleri de fotoğraflayıp sonra yine şehir merkezinde yer alan Zafer Müzesi'ne doğru hareket ediyoruz. Başkomutan Meydan Muharebesinin planlandığı ve taarruz emrinin verildiği bu mekan şuan müze olarak kullanılıyor. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Batı Cephesi Harekat Şube Müdürü Tevfik Bıyıkoğlu kaldıkları odaları bu müzede görebilirsiniz.

Müzeden ayrıldıktan sonra yaklaşık 50 km. uzaklıktaki Bolvadin ilçesine doğru yola çıkıyoruz. Bolvadin merkezine geldikten sonra köprüyü bulmak kolay olmadı. Birkaç yere sorduktan sonra bir oto sanayi sitesinin içerisinde geçerek köprüye ulaşıyoruz. Köprü ilk olarak Bizans İmparatorluğu döneminde yapılmış ve bu köprü aynı zamanda İpek yolu üzerinde bulunan bir köprüdür. Mimar Sinan 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın Bağdat seferini bu köprü üzerinden yapacağı için bu dönemde köprüyü onarmış. Sadece köprüyü çekmek için geldiğimiz Bolvadin'den 1 saat uzaklıkta olan Şuhut ilçesine doğru ilerliyoruz.

Şuhut ilçesinde iki önemli yer var. Bunlar Şuhut Ulu Camii, Büyük Taarruz Karargahı ve Atatürk Evi. Camii, 1415 yılında Sarı Demirtaş Paşa oğlu Hamza Bey tarafından yaptırılmış. Cami son olarak 2013 yılında restorasyondan geçirilmiş. Diğer durak ise Büyük Taarruz Karargahı, 24 Ağustos 1922 de Mustafa Kemal Paşa'nın kaldığı bu ev aynı zamanda Büyük Taarruz Karargahı olarak ta kullanılmış. Bu iki farklı tarihi değeri gördükten sonra yaklaşık 2.5 saatlik uzaklıktaki Burdur ilinde konaklamak üzere yola çıkıyoruz.

Afyonkarahisar'dan ayrılmadan önce buralara yeniden geleceğimizi söyleyebiliriz. Yoğun bir tempoda çalışan biri olaraktan malum yıllık izinlerimiz de kısıtlı oluyor. Yine geniş bir vakitte tekrar görüşmek üzere diyerek Afyonkarahisar'dan ayrılıyoruz.

Ağustos 2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir