Gezgin Sorular

Gezgin Sorular’ın Kasım 2018 Konuğu: Melis Tosun

Merhaba, Melis hanım gezgin sorulara hoş geldiniz, sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Merhabalar, öncelikle çok teşekkür ederim. 24 yaşındayım ve hukuk fakültesi mezunuyum. Yaklaşık 3 yıldır ise blog yazarlığı yapıyorum, öncelikle hobi olarak başlayan yazarlığı zamanla ne kadar sevdiğimi fark ettim. Kendi yaşadıklarımı başkalarına faydası olması ümidiyle aktarmak ve gittiğim yerleri kendi gözümden başkalarına da göstermek artık benim için tutku haline geldi.

25 Ülke ve 69 şehri görüp, gezmişsiniz. Bu ülke ve şehirler arasında en beğendiğiniz 3 yeri sorsak?

Ülke olarak en beğendiğim yer Hong Kong. Havalimanından çıkıp gezmeye başladığınız anda kendinizi bir film setinde gibi hissediyorsunuz. Çok yönlü olmasıyla hemen kalbinizi kazanıyor; bir yandan gökdelenler arasında kaybolurken diğer yandan feribota binip 1 saat uzaklıktaki Lamma Adası’nda kendinizi Güney Çin Denizi’nde yüzerken bulabilirsiniz.

Şehir olarak ise İtalya’nın Matera şehri. Fotoğraflarına bakarsanız sebebini hemen anlarsınız. Dünya’daki en eski üçüncü şehir olduğu düşünülüyor bu yüzden çok ilginç bir tarihi ve mimarisi var. Unesco’nun da koruması altında aynı zamanda.

Üçüncüyü de Türkiye’den söyleyeyim ama Kars ve Nevşehir arasında çok kararsızım. İkisinin de benim için yeri başka. Kapadokya’ya gittiğimde kendimi dünyadan soyutlanmış gibi hissediyorum, sessizliğin ortasında sıcak hava balonuyla gezerken hissettiklerim tarifsiz. Kars’ın ise kışın eksi derecelere düşmesine rağmen içinizi ısıtan bir yanı var.

Seyahat sıklığınız nedir?

En azından her ay yakın da olsa bir yere gitmeye çalışıyorum. Rutinden çıkmak, şehirde bile olsa yeni bir yer görmek insana enerji veriyor. Seyahat denince ille de uzaklara gitmek gerekmiyor bence.

Gezgin olmak, sürekli farklı bir yer görmek nasıl bir duygu?

Açıkçası çok güzel bir duygu, yeni yerler görmenin insana çok fazla şey kattığına inanıyorum. Yeni tanıştığınız insanlar bir şekilde hayatınıza dokunuyor, ilk defa gittiğiniz yerler sizde bir aidiyet duygusu uyandırıyor ya da çektiğiniz bir fotoğraf sizde ömür boyu kalacak bir iz yaratıyor.

Bu kadar gezilen yerin ardından mutlaka hafızalarda yer etmiş anılar olmuştur. Bu anılardan biraz bahsedebilir misiniz?

Nemrut Dağı’na çıktığımızda o kadar üşümüşüm ki hasta olduğumu bile fark etmedim. Ertesi gün Adıyaman Havalimanı’ndan dönerken tansiyonum düştü, bir anda sağlık ekipleri geldi oksijen maskesi, serum derken yarım saatte ayağa kaldırıp uçağa bindirmeyi başardılar 🙂

Bir kere de İtalya’ya giderken fazla rezervasyon yapıldığı için uçağa binememiştik ve o gün Napoli’ye giden başka bir uçak yoktu. Bari’ye uçup, trenle şehir merkezine gidip oradan da otobüsle Napoli’ye geçmek zorunda kalmıştık. Böylece 3-4 saat sürecek yolculuk neredeyse 12 saat sürdü.

Her şey planlandığı gibi gitmese de hepsi geçip gittikten sonra güzel anılar bırakıyor.

Kış için bir gezi planınız var mı?

Kış için şimdilik planım Kopenhag’da Noel Marketine gitmek. Geri kalan planlar biraz spontane gelişecek sanırım 🙂

Geçtiğimiz yaz gerçekleştirdiğiniz bir gezi rotası oldu mu?

Bayram tatilinde yaklaşık 9 günlük bir Balkanlar turumuz oldu. 9 günde 7 ülke gezdik. Tabii kısa sürede çok fazla ülke görmenin yararları da var zararları da var. Ben her yaptığım gezide yararlarına odaklanmaya çalışıyorum.

Türkiye'de önereceğiniz bir destinasyon var mı?

Türkiye’nin her yeri birbirinden güzel gerçekten, umarım fırsat bulup hepsine gidebilirim. Şu ana kadar 34 şehri gezdim ve en çok etkilendiğim yer Nemrut Dağı oldu. Bence herkesin hayatında en az bir kere yaşaması gereken bir deneyim.

Gezi rotası oluştururken nelere dikkat edersiniz? İlginizi neler çeker?

Şehirlerden ziyade doğayı keşfetmeyi daha çok seviyorum. Şehirde yaşayınca doğal güzelliklerden istemeden de olsa uzak kalıyoruz, bu yüzden gittiğim şehirlerde Milli Park ya da herhangi bir doğal güzellik var mı diye bakıyorum. Şelaleye çıkan yürüyüş rotalarının ya da ormanda yapılan gezilerin başka bir keyfi oluyor. İğneada’daki Longoz Ormanlarında yaptığım yürüyüş bana çok huzur vermişti.

Doğal güzellikler dışında gideceğim yere önceden mutlaka bakıyorum, gezilecek nereler var, oraya özgü bir yemek var mı, farklı aktiviteler var mı? Bunları yaparken tek bir yerden bakmamak önemli, örneğin bir dergide gidilecek yerler yazar, bir gazete yazısında oradaki bir restoran yazar, böylece kapsamlı bir şekilde bilgi edinmiş oluyorsunuz.

Hayalinizde kurduğunuz bir gezi rotası veya bir yer var mı?

Kesinlikle Yeni Zelanda. Sebebi ise önceki soruda bahsettiğim doğa 🙂 O kadar fazla doğal güzellik içeriyor ki benim için tam bir cennet. Göllerden dağlara, plajlardan kanyonlara kadar ne ararsanız var, dolayısıyla benim için de ilk sırada.

Bu röportajı okuyan takipçilerimize neler söylemek isterdiniz?

Hayallerinizi ertelemeyin. Sürekli ertelemeye devam ettiğiniz takdirde hayal olarak kalırlar, ancak ufak bir adım attığınızda bile gerçekleştirmeye biraz daha yaklaşmışsınızdır.

gezgin sorular / kasım 2018

Melis Tosun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir